Fatoş Özut Kırtay

Fatoş Özut Kırtay

SUSSAN OLMUYOR

SUSSAN OLMUYOR

Susmasan olmaz.

Dil dursa, tende can durmaz.

"Arıları ve sinekleri bir şişeye koymuşlar.

Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştirmişler.

Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşmüşler. Ama şişenin tabanı kapalı olduğundan çıkmayı başaramamışlar.

Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşmuşlar ve karanlıkta dışarı çıkıp kaybolmuşlar.

Ağzı açık olan şişenin karanlık tarafına doğru tek bir arı bile gelmemiş!

Camın önünde ışığa doğru çabalarına devam etmişler.

İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları geliyor.

Ancak daha derinlemesine düşününce; karşımıza bir anıt gibi dikilen gerçek çok farklı oluyor.

Bilim adamlarına göre arılar olmazsa, insan yaşamı da olmaz.

Ayrıca nerede, hangi çiçek ile besleneceğini bilen, yüzlerce kovan arasında kendi kovanını bulan ve o kovanın yüzlerce peteği arasından kendininkine yumurtlamayı hiç şaşırmadan uygulayabilen bir canlıdır arı.

Nasıl olur da şişenin ağzını bulup çıkamaz değil mi?

Işığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır kuşkusuz...

Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyenlerdir.

Ne tür engel olursa olsun önlerinde, çabalarını sürdürenlerdir.

Ve bu uğurda da gerektiğinde ölebilenlerdir Yürek, azim, sevgi, ilkeler, dürüstlüktür bunu yaptıran...

Kendine saygı, yaşadığı topluma saygıdır.

Sinekler, karanlıkta sıvışan kaçaklardır.

Karanlığa yürüyenlerdir.

Karanlık düşüncelerdir.

Şişenin ağzının karanlığa bakmasının onlarca hiçbir önemi yoktur.

Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak varlıklardır.

Sadece kendi yaşamları söz konusudur.

Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa oraya giderler.

Onlar için karanlık olması önemli değildir; açık ağızların...

Arıyı kovalamak isterseniz savaşır.

Engellere aldırmaz.

Amacı sadece ışığa ulaşmaktır.

İğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır. Ve değerleri için ölür.

Ama sinekler kaçarlar.

Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere.

Yemeklerinize, kollarınızın üstüne tünerler.

Pis ayaklarıyla ezerler; yaşadığımız her yeri...

Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar.

Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler.

Çöplüklerde, tuvaletlerde, bataklıklarda…

Onlar için yumurtalarını bırakacakları yerin bile hiç önemi yoktur."

Ve insansılar...

'İtten aç, yılandan çıplak' dediğince şairin...

Hiç ölmeyeceklerini zannedenler...

Haris ruhlarına satanlar, beyinlerini ve vicdanlarını...

"Sürüden ayrılanları kurtlar yer

Arkanı sağlama al ey akıllı beşer

Ben çatlarım kurallara uyarsam eğer

Ruhumu Şeytan'la bölüşemedim"

Gece, hiç bitmeyecek gibi gelse de mutlaka sabah olur ve güneş doğar.

Ve şaşmaz ilahi adaletin terazisi.

Her şey göründüğünün tersidir ve hiçbir şey göründüğünün tersi değildir.

Sultan Süleyman 'a kalmamış bu dünya.

Karun da gitmiş keza.

Bu da gelir, geçer.

Her karanlık aydınlığa gebedir.

U- mutlu kalın.

Bu yazı toplam 1283 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatoş Özut Kırtay Arşivi

KÜMES

26 Şubat 2025 Çarşamba 07:03

SIRAT

29 Ocak 2025 Çarşamba 07:02